okumak
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Eylem
[düzenle]okumak (üçüncü tekil şahıs geniş zaman çekimi okur)

- Bir metni sadece harf ve işaretlere bakıp anlamak veya metni seslendirmek.
- Ama Süleyman bununla da kalmaz, başını kaldırır karşı dükkânların levhalarını birer kere daha okurdu: «Güneş Çayhanesi - Halit Balaban.»— 2006, Fahri ERDİNÇ, Acı Lokma, Yordam Kitap, s. 192
- Yazılmış bir metnin iletmek istediği şeyleri öğrenmek.
- üniversite kitaplığında büyük kitapların/bu sabah haydi hegel’i okuyorsun/st-simon’u yarın— 1960, Attilâ İlhan, Ben Sana Mecburum, Ataç Kitabevi, s. 2
- Bir konuyu öğrenmek için okulda, bir öğretmenin yanında veya yazılı şeyler üzerinde çalışmak, öğrenim görmek:
- Aslına bakarsan severek okuduğum bir bölümdü Aktüerya Bilimleri.— 2009, Cem KALENDER, Klan, Kavis Kitap, s. 129
- Sesli olarak söylemek.
- Bir gün, akşamüzeri, masa lâmbasının ışığı altında, kendisine, Jacob Wassermann’m «Hiç öpülmemiş ağız» diye uzun bir hikâyesini okuyordum.— 1943, Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna, Remzi Kitabevi, s. 143
- Atatürk, yeni devrimleri ve atılımları, en önemlisi büyük Nutuk'u bu Meclis'te okumuştur.— 2026, Şener METE, “Dünün Ankara'sı”, Türk Dili, 890. sayı, s. 69
- Şarkı, türkü vb.ni sesli olarak nağme ile söylemek.
- Bir şeyin anlamını çözmek:
- Şifre okumak.
- Nazarı önlemek veya gidermek; bir hastanın iyi olmasını, bir işin çözülmesini sağlamak için bazı duaları usulüne göre söylemek.
- Boynundaki ipin ucunda asılı duran kara cevşeni çıkardı, üç kere öpüp alnına götürdü. Bir kez daha okumaya başladı.— 2018, Semih ÖZTÜRK, Önce Dağlar Kar Tutacak, Varlık Yayınları, s. 33
- (mecaz) Bazı belirtilerle bir anlamı, gizli bir duyguyu anlamak, kavramak:
- "Yüzünü benden saklıyor. Niçin? Çehresinde, melalinde aşkının matemini okumayayım diye mi?" - Ömer Seyfettin
- (mecaz) Yazı dışındaki işaret ve izleri değerlendirerek çözmek, yorumlamak.
- (argo) Sövmek, küfretmek.
- (halk ağzı) Bir yere çağırmak, davet etmek; okuntu göndermek.
- (argo) Anlatmak, ortaya dökmek:
- Komiser delilleri söylemeye başlayınca hırsız bütün bildiklerini okudu.